Boz Öküz ve heyeti bu sözler üzerine aralarında tartışmış ve teklifi haklı bularak, Sarı Öküz''ü vermişler aslanlara. Bir tek Benekli Öküz karşı çıkmış ama kimseye derdini anlatamamış. Bir süre sonra aslanlar yine aynı yöntemle gelip, bu kez Uzun Kuyruk''u istemişler: "Gördünüz mü ne kadar barış severiz. Sizi de kararınızdan dolayı kutlarız. Ancak, şu sizin Uzun Kuyruk var ya, kuyruğunu salladıkça nereden baksak görünüyor ve aklımızı başımızdan alıyor. Size saldırmamak için kendimizi zor tutuyoruz. Oysa sizler normal kuyruklusunuz. Verin onu bize, bu konuyu kapatıp, barış içinde yaşamaya devam edelim." Boz Öküz ve heyeti, Uzun Kuyruk''u teslim etmiş, yine Benekli Öküz karşı çıkmış. Uzun Kuyruk, aslanların pençesi altında can vermiş.Bu olay sürekli tekrarlanmış, her seferinde farklı bahanelerle. Sonunda öküzler zayıflamış, aslanlar küstahlaşmış. Artık, hiçbir bahane ileri sürmeden, doğrudan müdahaleye ederek, "Verin bize şunu, yoksa karışmayız" demeye başlamışlar. Birer birer aslanların pençesinde can verirken, Boz Öküz ve birkaç öküz kalmış geride. İçlerinden biri liderlerine, "Ne oldu bize, nerede kaybettik biz bu savaşı? Oysa, vaktiyle ne kadar güçlüydük" diye sormuş. Boz Öküz, Benekli Öküz''ün sözlerini hatırlayarak, gözleri nemli "Biz" demiş, "Sarı Öküz''ü verdiğimiz gün kaybettik bu savaşı.."
3 Temmuz 2011 Pazar
SARI ÖKÜZ HİKAYESİ
Boz Öküz ve heyeti bu sözler üzerine aralarında tartışmış ve teklifi haklı bularak, Sarı Öküz''ü vermişler aslanlara. Bir tek Benekli Öküz karşı çıkmış ama kimseye derdini anlatamamış. Bir süre sonra aslanlar yine aynı yöntemle gelip, bu kez Uzun Kuyruk''u istemişler: "Gördünüz mü ne kadar barış severiz. Sizi de kararınızdan dolayı kutlarız. Ancak, şu sizin Uzun Kuyruk var ya, kuyruğunu salladıkça nereden baksak görünüyor ve aklımızı başımızdan alıyor. Size saldırmamak için kendimizi zor tutuyoruz. Oysa sizler normal kuyruklusunuz. Verin onu bize, bu konuyu kapatıp, barış içinde yaşamaya devam edelim." Boz Öküz ve heyeti, Uzun Kuyruk''u teslim etmiş, yine Benekli Öküz karşı çıkmış. Uzun Kuyruk, aslanların pençesi altında can vermiş.Bu olay sürekli tekrarlanmış, her seferinde farklı bahanelerle. Sonunda öküzler zayıflamış, aslanlar küstahlaşmış. Artık, hiçbir bahane ileri sürmeden, doğrudan müdahaleye ederek, "Verin bize şunu, yoksa karışmayız" demeye başlamışlar. Birer birer aslanların pençesinde can verirken, Boz Öküz ve birkaç öküz kalmış geride. İçlerinden biri liderlerine, "Ne oldu bize, nerede kaybettik biz bu savaşı? Oysa, vaktiyle ne kadar güçlüydük" diye sormuş. Boz Öküz, Benekli Öküz''ün sözlerini hatırlayarak, gözleri nemli "Biz" demiş, "Sarı Öküz''ü verdiğimiz gün kaybettik bu savaşı.."
21 Haziran 2011 Salı
STOCKHOLM SENDROMU

Stockholm sendromu, zor ve zorbalık ortamında, hak ile batılın arasında, insanını içine düştüğü durum. Nasıl adlandırılırsa adlandırılsın, bu bir durum tespiti değil mi? Adalesizlik ve zorbalık karşısında, eylemin muarızları tarafından tasvip ve tasdik edilmesi. Genel bir olayın spesifik bir olayla izahıdır, “Stockholm Sendromu”.
Kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim’de de bu tür genel olumsuzluklar, haksızlıklar, zorbalıklar, adalesizlikler veya sapkınlıklar ile ilgili özel izahlar, açıklamalar veya darb-ı meseler vardır, ayetlerde. Bu tür durumlarda sesiz kalan, hatta tasdik ve tasvip edenlerin çoğaldığı ve çoğunluk olduğu, mutlak hakimiyetlerinin artığı toplumların helak edildiği yazmaz mı? Halk her zaman haklı değildir, haklılık haktan yana olmaktır.
Müşriklerin zulümleri yüzünden Mekke’de barınamayan Müslümanlar, Hz. Peygamber (s.a.s) ile birlikte Medine’ye hicret etmediler mi? Zulüm karşısında sessiz ve tepkisiz mi kalsalardı onlarla birlikte mi hareket etselerdi. Zulüm ve haksızlık karşısında mutlaka yapılacak bir şey vardır. Hicret budur işte, Stockholm Sendromu ise hicret edecek basireti gösteremeyenlerin hastalığıdır.
17 Haziran 2011 Cuma
Balkon ikiyüzlülük ve İstismar
Bugün de değişen birşey yok. Seçim meydanlarında aynı şeyi yapmakta. Anayasa refarandumu sırasında yargı dedelerden ayıklanacaktır diyerek ve Kemal Kılıçtaroğlu'nun aleviliği ince ince işlenerek Anadolu'da özellikle MHP tabanı tahrik edilmiştir.
2011 seçim propaganda çalışmalarında yine alevilik kavramı özellikle Anadolu'da sağ seçmen üzerinde tahrik kavramı olarak kullanılmıştır. Ayrıca bu kışkırtmaları pekiştirmek için Kürt'lerin zerdüşt dini mensubu oldukları tartışmaları ile kin ve tahrik'in etkisi artırılmaya çalışılmış ve başarıyada ulaşılmıştır.
Bütün bu olaylar Tayyip Erdoğan'a 1997 de verilen cezanın boşuna olmadığının kanıtı olmakla birlikte, balkona çıkıp helalleşme isteyerek, şiir okuma ikiyüzlülüğünü buradada sergilemektedir. Madımak otelinin müze yapılması nedir? Ölenler geri gelmişmidir. Tahrikciler nerdedir?
Sen bu milletin kalbinde, birbirine karşı kin ve nefret tohumlarını ek, içinde tortu bırak, sonrada çık ben hakkımı helal ediyorum de. Senin etrafında ki zenginleştirdiklerinin dışında kimsede hakkın yok, bu milletin sende hakkı var. Ben hakkımı helal etmiyorum.